Sağlık
BALIKESİR - GÖNEN KAPLICALARI
Eklem romatizması çocukları tehdit ediyor
Eklem romatizması her bin çocuktan altısında görülüyor. Ayak bileği, dizler, el, çenede şişme, kızarıklık ve eklem yüzeyinin bozulması gibi belirtiler veren hastalığın tanısında ise ailenin dikkati büyük önem taşıyor.
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız...
Göbek eritmenin ilk adımı...
'Eyvah, göbeğim var bikini bile giyemiyorum' diyorsanız aşağıdaki önerilere kulak verin!
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız...
Cep telefonunda kanser riski
Cep telefonu kullanımı ve baz istasyonlarının uzun dönemde kansere yol açma ihtimalinin bu aşamada "göz ardı edilemeyeceği" bildirildi.
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız...
Floresan baş ağrısı yapıyor
İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi'nin araştırmasına göre floresan fazla ışık veriyor.
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız...
El yıkamak hayat kurtarır - 17 Mayıs 2008 Cumartesi 08:49:09:015
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Baysal, yeteri kadar yıkanmayan ellerin, her türlü mikrobun bulaşmasında araç olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Baysal, Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli hemşirelerin, vatandaşları el yıkama konusunda bilinçlendirmek için, üzerinde “El Yıkamak Hayat Kurtarır” yazılı, yakalara iğnelenebilen küçük kağıtlar bastırıp dağıttıklarını söyledi.
“El yıkamak hayat kurtarır” sloganının herkes için önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Baysal, ellerin yıkanmasına gerekli önemin verilmemesinin, ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Türk adetlerinde yemekten önce ve sonra el yıkandığını, ayrıca tuvaletten sonra da ellerin mutlaka yıkanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Baysal, “Günde ortalama 8 defa ellerin yıkanması lazım, ancak yıkıyor muyuz? Hayır pek çoğumuz yıkamıyoruz. Oysa tüberkülozdan sarılığa kadar, el üzerindeki mikroplardan bulaşan pek çok hastalık var” dedi.
HASTANE ENFEKSİYONLARINA KARŞI EL YIKAMA
Tıbbi personelin her girişimden önce ve sonra ellerini yıkaması gerektiğini bildiren Prof. Dr. Bülent Baysal, şunları kaydetti:
“Tıbbi personel normal vatandaştan daha sıklıkla el yıkamalıdır. Hastane personelinin günde 15-20 defa el yıkanması lazım. Ancak bu öylesine el yıkama şeklinde değil, sabunla, bazı zamanlarda da antiseptikli malzemelerle ellerin yıkanması lazım. Bu alışkanlık, hastane enfeksiyonlarının önlenmesine ciddi katkı sağlayacaktır. El yıkandığı takdirde hiçbir hastalık olmayacaktır. Yoksa sağlık personeli birbirine bu mikropları bulaştırır.”
Yıkanmayan ellerin, her türlü mikrobun bulaşmasında araç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Baysal, merdiven korkulukları, telefon ankesörleri gibi ortak kullanılan yerleri ve bilgisayar klavyeleri ve mouselarda çok miktarda mikroorganizma olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Baysal, kısa süre önce Mikrobiyoloji Bölümü olarak bu konuya ilişkin bir araştırmada yaptıkları belirterek, şöyle devam etti:
“Üzerinde ne kadar mikroorganizma bulunduğunu tespit etmek için üniversitemiz yerleşkesinde ve hastanemizdeki bilgisayar klavyeleri ve mouselar üzerinde çalıştık. Çalışmamızda bu nesneler üzerinde, çok miktarda patojen, yani insan vücudunda etkili olan mikroorganizmalar, yani mikroplar bulduk. Daha önce de yine, Merkez Bankası’ndan, tuvaletlerden, pazarlardan ve dilencilerden topladığımız paralar üzerinde bir araştırma yapmıştık. Bu çalışmada da özellikle kağıt paralar üzerinde birçok mikroorganizma tespit ettik. Bunların, ellerimizi yeteri kadar yıkamadığımızı gösterdiği çok açık.”
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız...
Neden domates yemeliyiz?
Kulağa ilginç geliyor olsa da, domates bazen derdi ve tasayı silip götürebilir. Size sunduğumuz 5 madde ile, neden sandviçlerinize, omletlerinize, soslarınıza ve salatalarınıza domates eklemenin önemini göreceksiniz.
Her ne kadar, bu aralar çokça duyduğunuz, '’domatesin prostat kanseri riskini azalttığına dair yeteri kanıt yok’’ yorumlarına rağmen, kanıtlanmış birçok yararını size sayabiliriz. Domatesin içeriğinde bulunan A ve C vitaminleri, folik asit, potasyum, gıda lifi ve koruyucu antioksidanların yararları tartışılamaz. Organik domatesler, bazı kimyasallardan arınarak yetiştirildiği için, daha fazla flavonoit içerirler. Aynı zamanda antiviral özellikleri bulunur.
Cildinizi Korur:
Kabuğu incecik bu meyvenin, cildinize güneş koruyucu krem etkisi sağladığını biliyor muydunuz? Yapılan bir araştırmada, güneş yanıklarından şikayetçi ve güneşe karşı hassas cilde sahip olan bir grubun günlük beslenmelerine domates eklendi. Akdeniz’de yaygın olan bu tarz bir beslenme düzeni uygulayanların ciltlerinin, 10 hafta sonunda güneşin UV ışınlarına karşı daha güçlü bir hal aldığı belirlendi.
Yaşlanmaya Karşı Savaşır:
Domateslerin, serbest radikalleri önleyici likopen ve beta karoten içerdiğini söylemiştik. Bazı hücrelerde, serbest radikaller DNA’ya %42’ye varan hasarlar verirler. Domatesleri, her zaman tavsiye ettiğimiz az miktarda zeytinyağı ile birlikte tükettiğinizde, yaşlanmaya karşı vücudunuz daha güçlü bir hale gelir. Gerçek Yaş’ınız hesaplanırken, kan basıncı seviyeniz çok önem taşır. 115/76 ve daha az seviyede bir kan basıncı seviyesi sayesinde, 12 yıla kadar gençleşebilirsiniz.
Kan Basıncınızı Düşürür:
Tostlarınız içine domates ekleyin. Bu meyveler (hayır yanlış yazmadık, domates meyvedir, sebze değil) kan basıncınızı düşürmeye yararlar. Hipertansiyondan şikayetçi bir grup hasta üzerinde yapılan bir araştırmada, hastaların günlük besinlerine domates eklendi. 8 hafta süren araştırmada her gün domates tüketen hastaların sistolik kan basıncınca 10 derece düştüğü ve diyastolik kan basıncı değerlerinin de 4 derece düştüğü gözlendi.
Gribi Önler:
Karotenler (likopen ve beta karoten) gibi sebze ve meyvelerden elde edilen koruyucu pigment değerleri düşük olan insanların, günlük domates tüketmesi önerilir. Bakteri ve virüslerle savaşmaya yardımcı olan karoten bileşikleri çok önemlidir. Günlük domates ihtiyacınızı bir bardak domates suyu ile giderebilirsiniz. Göreceksiniz, soğuk algınlığı ve gribe karşı vücudunuz çok daha dirençli olacaktır.
Kolesterolü Kontrol Eder:
Günde bir domates, sizin arter ve kalp sorunlarınıza karşı olan savaşınızda en güçlü dostunuz olabilir. Günlük domates yemeye başladıktan sonraki 4 hafta içerisinde HDL kolesterol seviyeniz %15 artar, bununla beraber LDL kolesterol seviyeniz düşer
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız...
Trasylol adlı kalp ilacı piyasadan çekiliyor - 17 Mayıs 2008 Cumartesi 08:49:09:078
Dünya çapında tanınan Alman Bayer ilaç şirketi, araştırma sonuçlarının olumsuz çıkması nedeniyle Trasylol adlı kalp ilacını dünya çapında piyasadan çekme kararı aldı.
Bayer şirketi, uzun zamandan bu yana sonuçları beklenen araştırmada, Trasylol kullanan kalp hastalarında ölüm oranının, diğer kalp ilaçlarını kullanan hastalara göre yüzde 50’den daha fazla olduğunun tespit edilmesi üzerine, geçen yılın kasım ayında pazarlamasını durdurduğu ilacın piyasadan tümüyle çekilmesini kararlaştırdı.
"Die Welt" ve "Berliner Morgenpost" gazeteleri, bu ilaca karşı Amerika’da daha şimdiden 80 tazminat davası açıldığını belirterek, 7 yıl önce Bayer şirketinin Lipobay adlı ilacı piyasadan çekmesinden sonra da bine yakın tazminat davası açıldığını ve şirketin, dava sahipleriyle anlaşarak milyarlık tutarlarda para ödemek zorunda kaldığını hatırlattı.
Haberlerde, Bayer şirketinin Nexavar adlı kanser ilacıyla da bir darbe aldığı, bu ilacın böbrek ve karaciğer hastalıklarında etkili olduğu, ancak akciğer kanseri tedavisinde sorunlu görüldüğü kaydedildi.
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız...
Dönere dikkat!
İngiltere’de yapılan araştırma, bir porsiyon dönerli sandviçin, bir şarap bardağı dolusu sıvı yağa eşdeğer kızartma yağı içerdiğini ortaya koydu.
Araştırmada ayrıca, haftada iki defa döner gibi yağlı yiyeceklerle beslenen bir kişide 10 yıl içinde kalp krizinin meydana gelebileceği kaydedildi.
İngiliz Portsmouth Hastaneler Birliği Beslenme ve Diyet Bölümü Şefi Denise Thomas, döner kebap, pizza ve cips türü gibi hazır yiyeceklerin en sağlıksız yiyecekler olduğunu kaydetti.
Bir döner kebap sandviçin 111 gram yağ içerdiğini, bunun da günlük gereksinimin iki misline eşdeğer olduğunu ifade eden Thomas, “Eğer döner kebap 400 gram ise bu da yemeğin dörtte birinin yağ olduğu demektir. Bu yağın çoğu da doymuş yağdır. Yani kolesterolünüzü artırır ve sonuçta damarlarınızı tıkar” dedi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Thomas, “Haftada iki kez dönerli sandviç yerseniz kalp hastalıklarına davetiye çıkarmış olursunuz” dedi. Thomas, sorun çıkmaması için daha çok meyve ve bitkisel yiyeceklerle beslenme tavsiyesinde bulundu. Bu arada Yemek Standartları Ajansı, bu tür yiyecklerin üzerine kırmızı işaret konulması ve yağ oranlarının da yazılmasını istedi.
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız...
Omurilik pili ile kronik ağrılara son
Antalya'da ilk kez uygulanan omirilik pili uygulama tedavisi ile kronik ağrılara son veriliyor. Akdeniz Üniversitesi Algoloji Bölümü'nce son iki ay içerisinde 3 ayrı hastaya uygulanan Spinal Kord Stimülasyonu yöntemi ile hastanın omiriliğine düşük voltajlı elektrik akımı verilerek sinir iletimi engelleniyor.
Haberin devamını okumak için buraya tıklayınız...